Ukrayna Turistik Noktalar Haritası

Hem kendim, hem Ukrayna'da bulunan ve seyahat etmeyi seven Türkler hem de Ukrayna'yı turistik olarak gezmek isteyenlere rehber olması için hazırladığım haritayı sürekli geliştiriyorum. Şimdilik şu adresten daha detaylı olarak ulaşabilirsiniz: http://ukraynaharita.blogspot.com/




Kiev, Lviv, Odessa ve Kamyanets-Podolski şehirlerini daha detaylı hazırladım. Oraları bizzat detaylı gezdiğim için kendi fotoğraflarımla da zenginleştirdim.

Ayrıca Gece Kulüpleri ile diğer adı altında ülkedeki turistik noktaları, faaliyet yerlerini işaretledim. Kayak Merkezlerini ayrıca grupladım.

Türk yahut Türk damak tadına hitap edecek olan restoranlar için ayrı bir bölüm oluşturdum. Aynı şekilde Türk Market ve Kasapları da ekledim. Zamanla belki daha farklı bir site ve daha zengin gruplamalar yapabilirim.

Kapadokya Balon Turu

Kapadokya'ya bu sefer  sırf balona binmek ve dinlenmek için gittik. Daha önce her yerini yeterince gezmiş biri olarak bu sefer daha dar planlı bir tur planlamıştım.

Aslında balon turu programına bakıp tur sırasında yapacağım çekimleri de planlamıştım. Otelden araçla bizleri aldıktan sonra kısa bir kahvaltı için toplandığımız ve ödemeleri yaptığımız noktadan, balonların kalkış yapacağı alana gittiğimizde balonların hazırlanma sürecini timelapse olarak çekecektim. Burada 20 dk kadar bir süremiz olacağını hesap etmiştim. Bunun için tripodu bile yanıma almıştım. Fakat biz alana varır varmaz gördüğümüz farklı oldu: bizim bineceğimiz balon kalkmaya hazır hale getirilmişti. Kameralar daha çantadaydı. Balona atladık ve kalktık. O esnada ben kamera ve action cam'ı makineden çıkartmakla uğraştım. Kısa bir hayalkırıklığı yaşamış oldum.

Türkiye'de Kayağı Yaygınlaştırmak ve Ben Nasıl Başladım?

Kayak yapmak denize gitmek gibi değil. Suyu bardakta gören bir insan bile yüzmek için olmasa bile denize girmek, keyifli vakit geçirmek için deniz tatili yapar. Ama kayak tatili kısmı biraz farklı. Elbette dağ havası almak adına insanlar kayak tesislerine gidebilir ki, nitekim fazla olmasa da gidiyorlar. Ama kimse dur bir kayak deneyeyim demiyor.


Peki insanları kayağa nasıl başlatırız?

Durduk yerde karar verip, kayak yapmaya gidilmiyor. Bir mayo bir havlu misali kolaylığı da yok. Kayağa başlamak genelde birilerinin zorlaması yahut yardımıyla olur. O nedenle ilk başlangıcı yapmak önem arzediyor.

Kayak, kıyafetleri ve kullanılan malzemeleri temin etme gerekliliğinden ötürü de başlaması zor bir aktivite. Kayak takımı olmasa bile en azından temel kıyafetlere sahip olmanız gerekiyor. Pantolon, mont, eldiven olmazsa olmazlardan. Kalan malzemeleri kiralamak mümkün. Elbette günlük kullandıklarınız kıyafetlerle sadece bir deneme yapabilirsiniz yahut ders alabilirsiniz. Tesis müsaade ediyorsa kayabilirsiniz bile. Ama hemen farkedeceksiniz ki kayağa uygun kıyafetlere sahip olmazsanız çok zorlanacaksınız. Ehh bu kıyafetlerin fiyatları da hiç düşük sayılmaz. Ayrıca kayak yapılan tesislere ulaşımı, skipass ücretleri, kalacak yer, yiyecek ve içecek giderleri derken pek çok kişi için kayak hiç düşünülmüyor bile.

Helal, Helalleşme ve Feragat

Helal! Karşıtı ise haram. Birini yapıyor / tercih ediyor olman, diğerinden sakınman / uzak durman gerekiyor. Daha çok harama yoğunlaşmaktan kaynaklı olarak helali hep atlarız. Diğer yandan bireysel alanda helallere ve haramlara dikkat kesilirken, toplumsal alanda, başkalarını, geleceğimizi etkileyen alanlarda nelerin helal, nelerin haram olduğuna pek takılmayız.  Misal; alkol almak, domuz eti yemek haramdır, helal değildir deriz ve buna çok fazla önem veririz. Kitaplar, tartışmalar hep bu yönde olur; haram ve helal kavramlarını idrakimiz domuz eti ve alkol tüketimi dışına çıkamaz. Sanki onun dışında, kişisel hayatımız dışında kalan alanlarda da helal ve haram kavramlarının var olduğu yönünde bilincimiz kapatılır. Aklımıza gelen tüm haram ve helal ilişkisi daima bireysel düzlemde, hatta salt yiyecek-içecek düzleminde kalmaya devam eder.

Bu yazıyı aklıma yine Alev Alatlı düşürdü. Hani o meşhur Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Ödülleri'nde yaptığı konuşmadan bir parçayı Twitter'da tekrar izledim. Bu konuşmayı kahir ekseriyet anlamadı ve RTE ile olan kişisel hasımlıkları / aşkları üzerinden değerlendirdiler. Konuşmada geçen isimlerin felsefelerine o kadar hakimlerdi ki -kendi cahilliğime yandım da yandım- o isimleri ağzına alıyor olmasından ötürü ağır eleştirilere maruz kaldı. O nasıl bir öfke krizi idi ki, öfkelenenler konuşma metnine değil, yani işaret edilene değil, yine parmağa bakmışlardı. Neyse geçelim; şu öfkelileri düşünce manasında hakikaten ben de zerre kadar ciddiye almıyorum. Sadece gündem kaynaklı, ister istemez bulaşıyor ve vaktimizi harcıyoruz.

Ukrayna Slavske Kayak Tesisleri

Bu yılbaşı tatilini Bukovel'e ulaşmak için hem tren bileti bulamamız, hem de Bukovel'in sezondaki kalabalıkla birlikte yüksek fiyatlarını karşılamak yerine, aynı zamanda hiç görmediğim yerleri de görmek için farklı bir kayak merkezinde geçirmek istedim. O nedenle arabayla Slavske'ye doğru yola koyulduk. Kalacağımız yeri aşağı yukarı 1 ay öncesinden ayarlamış, hatta zor yer bulmuştuk. Gittiğimiz yerler Slavske yahut Slavsko ile Play Kayak Merkezleri; buralar turistlerden ziyade yerel halkın daha çok tercih ettiği bir kayak merkezi. Yüksek sezon olmasına rağmen yorucu bir kalabalığı yoktu. Açıkcası ne Slavske'de, ne de Play Kayak Merkezi'nde turist görmedim. Hatta biz İngilizce konuşurken bizimle sohbete dahil olan Odessa'dan gelmiş bir bayan da İngilizce konuşan birilerini görünce şaşırdığını belirtmişti. İngilizce konuşmamız benim Rusçamın yetersizliğinden oluyor. Daha kolayıma geliyor. 

Yolu çıktığımızda tatilin 4 gününü kayak yaparak geçirdik. 1. ve 4. günü Play tesislerinde, 2 ve 3. günü Slavske'de Trostyan dağındaki kayak merkezinde geçirdik.

Yolculuğumuzu araba ile yaptık. Hedefimiz aslında Play idi. Sonrasında farklı yer denemek için Slavske'ye geçtik. Benim gibi kayak acemileri için zorlu bir parkur olduğu için başta düşünmemiştik; sonrasında çok memnun kaldık. Slavske'ye araç ile ulaşımı ciddi sıkıntılı. Anlatacağım.

Ç/alıntı Fotoğrafım: İstanbul'a Kar Ne Zaman Yağacak?

Karlı bir günde Galata Köprüsü ve Yeni Cami
Benim karlı bir günde Galata Köprüsü üzerinde çektiğim bir fotoğraf vardır. Geri planda Yeni Cami görünür. Exif bilgilerinden tekrar kontrol ettim: 23 Ocak 2010 Cumartesi günü çekmişim. O günü gayet iyi hatırlıyorum. Cumartesi olmasına rağmen Eminönü tarafında fazla insan yoktu. Çok soğuktu ve muhtemelen vapur seferleri de yapılmamıştı. Yeni Cami önünde merdivenlere tünemiş, kıpırdamadan duran güvercinleri hatırlarım. Fotoğraf çekerken ellerim donuyordu. Soğuktan ötürü ben de çok gezememiş; köprüden Karaköy'e kadar geçmiş ve eve dönmüştüm. 

Yeni Başlayanlar İçin Elektronik Sigara...

Bir şekilde elektronik sigaralara merak saldım. İlk işim herkesin yaptığı gibi gogıllamak oldu. Kafam allak bullak oldu. Kendine has bir terminolojisi var. Bu terminoloji ile yazılan yazıları, çekilmiş videoları seyredince aynen doktorları dinliyormuş gibi olup elbette yeterince anlamıyorsunuz. Ancak kullanıcısı olup bunun üzerine okumaya devam ettiğinizde veya deneyimlediğinizde anlamaya başlıyorsunuz.

Elektronik sigara satış sitelerindeki bilgiler yanında, kullanıcıların oluşturduğu forumlar, bilgilendirici siteler, video kanalları mevcut. Birkaçını çok beğendim. Ekserisindeki genel sıkıntı terminoloji bilmeyince, konuyu anlamanız kolay olmuyor. Bazen cihazın bir parçası farklı kelimelerle -İngilizce, Türkçesi, teknik adı- ifade edilince, kafa karıştırıcı da oluyor. Yahut elektronik sigara ile yeterince vakit geçirmiş kişiler, yeni başlayanların anlamasında zorlanacakları kısaltmalar, terimler, marka isimlerini şak şak kullanıyor. Baktım bu iş okumakla olmaz, çevremde de kullanan kimse yok; yeni modellerden bir cihaz aldım ve tecrübe ederek öğreniyorum. Ben Eleaf iStick Pico Mega modelini aldım. Alış fiyatı, kuru çevirirsem 205 TL'ye patladı.  Pili de yaklaşık 25 TL'ye aldım. Sağa sola bakınıp bunu seçtim diyelim. Yeni modellerden birisi. 

Şu aşamaya kadar tecrübelerimi toparlayarak benim gibi, elektronik sigara kullanarak sigara bağımlılığından kurtulmak isteyenlere; yahut bunu denemek isteyenlere, dumanı sevenlere ve işin aslı bu cihazların acemilerine de bir yol göstermiş olayım. Pekçok yerde gördüğüm öneriyi burada tekrar edeyim: Eğer ciddi iseniz kalem tipi, nispeten basit cihazlarla vakit kaybetmeyin. Yetersiz kalacak ve üst model almak isteyeceksiniz. Aşağıda anlatacağım türde bir cihazla bu işe başlayın. Pek çok marka ve model mevcuttur. Çalışma prensibi genel olarak aynıdır.

Bir başka diyarda yaşamak: Kiev (4)

Landscape Alley / Kiev Son yazıyı yazalı 2,5 sene geçmiş. Yaşamaktan yazmaya fırsat bulamamışım. :) Bu süreçte elbette çok şey değişti. Hem Kiev'de değişti, hem de benim gündelik yaşamımda. Artık neredeyse normal bir vatandaş gibi hayatın içine girdim. Dil konusunu halen çözmüş değilim ama eskisinden iyi. Hani CV'ye orta derece diye yazabilirim. Halbuki şu anda çok iyi derecede olması lazımdı. Hem tembelim bu konuda, hem de kabiliyetsizim. Garip birşey ama kelimeler aklımda kalmıyor. Mesela "çöp" kelimesini halen unutuyorum. Belki onlarca kez duydum, sözlüklere baktım ama iş kullanmaya gelince ne oluyorsa hatırlamıyorum, karıştırıyorum ve İngilizcesini kullanmak kolayıma geliyor. Sanki içimde dile karşı bir direniş yaşıyorum. Halbuki Rusçayı da seviyorum. El yazısını ne de çabuk sökmüştüm.

Benim Türkiyem - Timelapse

Son 2 senelik gezide biriktirdiğim timelapse çekimleri birleştirince ortaya bu video çıktı. Gönül isterdi ki zaman çok olsun, uygun mevsimde, uygun zamanda gidip çekimleri yapalım; uzun uzun kalalım oralarda. Ortaya bir "baraka" belgeseli tadında sonuç çıksın.




Ama yok öyle yağma işte. Sadece emek vermek yetmiyor, ciddi bir zaman ve para harcaması da istiyor. Son 2 senelik gezide yaptığımız 8000 km ile ülkenin sadece bir bölümünü görebildiğimiz gibi, pek çok yeri es geçtik; pek çok yerde istediğimiz kadar kalamadık.

Anadolu Yollarında

2016'daki gezimizde yollarda çektiğim video ve zaman aralıklı çekimleri birer videoya döktüm. Akdeniz'den Doğu Anadolu'ya geçip, oradan Karadeniz'e ulaştığımız yollar.