TAS Istanbul'un tehditleri

Açıkcası bu işi çok uzatmak niyetinde değildim. Kendisi bir email attı sehven eklediğim bir ekran görüntüsündeki fotoğraf için benim dedi. Ben de özür dileyerek kaldırdım. Peşinden gelen emailinde de tehditler savurdu. Üzerine yazıştık. Bu tehditleri blog sayfama taşıma mı ister misiniz diye sordum. Sonuçta bana özel yazmaktaydı. Cevabında izin konusu geçmese yahut hayır dese, yayınlamazdım. Aynen şu cümleyle izin vermiştir:

Benim yazımı blokunuzda yayınlayabilirsiniz.SİZE İZİN. Ben yapamayacağım hiç bir şeyi yazmam.
 Peki ne demiştir?


Caner Bey
 Size göstermiş olduğum hoş görüyü. İstismar ettiniz. Sayfanızda bana hırsız dediniz. ben emekliyim ve çalışmıyorum. Buna rağmen aile şirketlerimden dolayı bu yıl TC. Maliyesine 631 milyar vergi ödedim. İstanbul Defterdarlığı listelerinde bizim aile son 22 yıldır hep var.
Benim tablo satmam ile ilgili fikir yürütmüşsün. Bizde merak ettik. Sen kaç para vergi ödüyorsun. Siz bana hırsız dediğinize göre siz daha büyük vergiler ödüyorsunuz. Zaten avukatların sizle ilgili davaları açtılar. Bende Cuma günü Masak Başkanını ziyaret edeceğim. Masak ( Mali Suçları Araştırma Kurumu olup Maliye Bakanlığındadır.) Türkiye'de kara para aklama suçlarına bakar. Başkan bana sadece Caner'in TC kimlik numarasını getir yeter dedi.
Devlet bir baksın bakalım sizin Kiev deki şirket ne taşıyor. uyuşturucumu, pırlantamı, uranyum mu. bunlar beni aşar. Gümrüklere ne beyan ediyorsunuz. Hepsi incelenecek..Devlet senin girmeni çıkmanı, aile varlığını bir araştıracak. Bundan sonra devletle ne işin olursa, benden bil. Açıkcana yazıyorum.
Sen benim hoşgörümü anlamadım. Sen bir yerde maaşla çalısan bir elemansın. Bizim aile fabrikalarımızda şu anda 840 kişiye biz iş sağlıyoruz. Sen hangi ebatta olduguna bakmadan bana HIRSIZ diye yazıp bir de utanmadan benim kendi resmimi koymuşsun.
Bir üç ay sonra -kendi ismi yazıyordu, silindi (CC)- ismini duymak bile ne olduğunu anlayacaksın.
Bu kadar delikanlı isen TC Kimlik Numaranı bana bir yazıver. Beni boşuna uğraştırma..  
Sonrasında efendice cevap verdim ve yaptıklarını, süreci tekrar izah ettim. Aslında bir tekrar oldu. Sonrasında aynı tavrı devam ettirdi.

Ayrıca en çok şu uranyum taşıma işine güldüm, ah hayal gücü; Allah kimilerine geniş geniş veriyor.  :)

Bu arada kendisine hiç hırsız demedim. İlk yazımda yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış atasözünü kullandım. Yazdığı metinden anlayacağınız gibi Türkçesi sorunlu ve öyle yormuş olabilir. Emailleri gayet düzgün Türkçe ile durum tespitleri yaparak yazdım; hiç hırsız ifadesi kullanmadım. Yazılarımda izinsiz fotoğraf kullanma ve araklama ifadesini kullandım. Zaten olan budur.

İstanbul bozuldu mirim dedikleri bu olsa gerek.